İnancın Kökenleri Üzerine (Deneme)
Yeryüzünde en güçlü olgulardan biri olan inanç, dünyada yaşayan insanların çok büyük bir bölümünün gündelik hayatını meşgul ediyor. Öte yandan inanç, ontolojik olarak pek çok sorunu da temelden çözüyor: “Ben varım ve varlığımın sebebi yüce bir yaratıcı.” argümanı, bireyin daha en başından kendi varlığını kabulleniş ve sorgulama sürecinin önüne geçmiş oluyor. İnanç kavramını TDK teolojik bağlamda şöyle tanımlıyor: “Bir dine inanma, iman.”. Buraya kadar her şey güzel. İnanç, insan benliğinin ve kişinin etrafındaki nesnelerin varoluş sürecini, doğa kanunlarının işleyişini ve günlük hayatta karşılaşılan durumları bir nedene dayandırabiliyor bunu kabul edebiliriz fakat bu inancın kökeni nereden geliyor? David Hume’a göre insanların iman etmesindeki temel nedenler korku, umut, bilinmeyen nedenler ve imgelemdir. Bu yazıda, David Hume’un ortaya koyduğu bu nedenleri biraz daha genişleterek, inancın bireyin varoluş sürecindeki yerini, gerekliliğini ve rasyonel tutarlılığını (ya da tuta...